05.01.2026
A) 6415 Sayılı Kanun Kapsamında Verilen Mahkumiyet Hükmünün "Terör Suçu" Olmadığına Dair Yasal Mevzuat Değerlendirmesi
3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunun "Terör suçlusu" başlıklı 2.maddesi, "Birinci maddede belirlenen amaçlara ulaşmak için meydana getirilmiş örgütle-rin mensubu olup da, bu amaçlar doğrultusunda diğerleri ile beraber veya tek başına suç işleyen veya amaçlanan suçu işlemese dahi örgütlerin mensubu olan kişi terör suçlusudur. Terör örgütüne mensup olmasa dahi örgüt adına suç işleyenler de terör suçlusu sayılır ." şeklinde düzenlenmiştir.
3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunun "Terör suçları" başlıklı 3.maddesi, "26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 302, 307, 309, 311, 312, 313, 314, 315 ve 320 nci maddeleri ile 310 uncu maddesinin birinci fıkrasında yazılı suçlar, terör suçlarıdır."
3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunun "Terör amacı ile işlenen suçlar" başlıklı 4.maddesi "Aşağıdaki suçlar 1 inci maddede belirtilen amaçlar doğrultusunda suç işlemek üzere ku-rulmuş bir terör örgütünün faaliyeti çerçevesinde işlendiği takdirde, terör suçu sayılır:
a) Türk Ceza Kanununun 79, 80, 81, 82, 84, 86, 87, 96, 106, 107, 108, 109, 112, 113, 114, 115, 116, 117, 118, 142, 148, 149, 151, 152, 170, 172, 173, 174, 185, 188, 199, 200, 202, 204, 210, 213, 214, 215, 223, 224, 243, 244, 265, 294, 300, 316, 317, 318 ve 319 uncu maddeleri ile 310 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan suçlar.
b) 10/7/1953 tarihli ve 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanunda tanımlanan suçlar.
c) 31/8/1956 tarihli ve 6831 sayılı Orman Kanununun 110 uncu maddesinin dördüncü ve beşinci fıkralarında tanımlanan kasten orman yakma suçları.
ç) 10/7/2003 tarihli ve 4926 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununda tanımlanan ve hapis cezasını gerektiren suçlar.
d) Anayasanın 120 nci maddesi gereğince olağanüstü hal ilan edilen bölgelerde, olağanüstü halin ilanına neden olan olaylara ilişkin suçlar.
e) 21/7/1983 tarihli ve 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanununun 68'inci maddesinde tanımlanan suç." şeklinde düzenlenmiştir.
4. 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunun "Koşullu salıverilme" başlıklı 17.maddesi 1.fıkrası "Bu Kanun kapsamına giren suçlardan mahkûm olanlar hakkında, koşullu salıverilme ve denetimli serbestlik tedbirinin uygulanması bakımından 13/12/2004 tarihli ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 107 nci maddesinin dördüncü fıkrası ile 108 inci maddesi hükümleri uygulanır. (Ek cümle:14/4/2020-7242/65 md.) Ancak, süreli hapis ceza-ları bakımından düzenlenen koşullu salıverilme oranı, dörtte üç olarak uygulanır." şeklinde düzenlenmiştir.
5. 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun "Yüksek güvenlikli kapalı ceza infaz kurumları" başlıklı 9.maddesi, "Yüksek güvenlikli kapalı ceza infaz kurumları, iç ve dış güvenlik görevlilerine sahip, firara karşı teknik, mekanik, elektronik ve fizikî engellerle donatılmış, oda ve koridor kapıları sürekli kapalı tutulan, ancak mevzuatın belirttiği hâllerde aynı oda dışındaki hükümlüler arasında ve dış çevre ile temasların geçerli olduğu sıkı güvenlik rejimine tâbi hükümlülerin bir veya üç kişilik odalarda barındırıldıkları tesislerdir. Bu kurumlarda bireysel veya grup hâlinde iyileştirme yöntemleri uygulanır.
(2) Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına mahkûm olanlar ile süresine bakılmaksızın, suç işlemek amacıyla örgüt kurmak, yönetmek veya bu örgütün faaliyeti çerçevesinde, Türk Ceza Kanununda yer alan;
a) İnsanlığa karşı suçlardan (madde 77, 78),
b) Kasten öldürme suçlarından (madde 81, 82),
c) Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçundan (madde 188),
d) Devletin güvenliğine karşı suçlardan (madde 302, 303, 304, 307, 308),
e) Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlardan (madde 309,310,311,312,313,314,315), Mahkûm olanların cezaları, bu kurumlarda infaz edilir.
(3) Eylem ve tutumları nedeniyle tehlikeli hâlde bulunan ve özel gözetim ve denetim altında bulundurulmaları gerekli olduğu saptananlar ile bulundukları kurumlarda düzen ve disiplini bozanlar veya iyileştirme tedbir, araç ve usûllerine ısrarla karşı koyanlar bu kurumlara gönderilirler.
(4) Birinci fıkrada tanımı yapılan kurumların ihtiyacı karşılama bakımından yetersiz olması hâlinde, diğer kapalı ceza infaz kurumlarının yüksek güvenlikli bölümleri kullanılır.
(5) (Değişik: 25/5/2005-5351/1 md.) Müebbet hapis cezasına hükümlülerden, 107 nci maddede belirtilen koşullu salıverilme süresinin üçte ikisini, süreli hapis cezasına hükümlülerden toplam cezalarının üçte birini, üçüncü fıkrada belirtilen hükümlülerden geriye kalan toplam cezalarının üçte birini bu kurumlarda geçirerek iyi hâl gösterenlerin, tutum ve kişiliklerine uygun diğer ceza infaz kurumlarına gönderilmelerine karar verilebilir." şeklinde düzenlenmiştir.
6. Açık Ceza İnfaz Kurumuna Ayrılma Yönetmeliğinin "Kapalı kurumdan açık kuruma ayrılacak hükümlüler" başlıklı 6.maddesi 1.fıkrası (c) bendi, "Cezaları yüksek güvenlikli kapalı kurumlar veya diğer kapalı kurumların yüksek güvenlikli bölümlerinde infaz edilenlerden toplam cezalarının üçte birini bu kurumlarda iyi hâlli olarak geçiren ve koşullu salıverilme tarihine üç yıl veya daha az süre kalanlar" şeklinde düzenlenmiştir.
Açık Ceza İnfaz Kurumuna Ayrılma Yönetmeliğinin "Kapalı kurumdan açık kuruma ayrılacak hükümlüler" başlıklı 6.maddesi 2.fıkrası (ç) bendi, "Terör ve örgütlü suçlardan hükümlü olup, mensup oldukları örgütten ayrıldıkları idare ve gözlem kurulu kararıyla tespit edilenlerin koşullu salıverilme tarihine bir yıldan az süre kalması" şeklinde düzenlenmiştir.
Değinilen Mevzuat Hükümleri İncelendiğinde: 3713 sayılı kanunu m. 2' de terör suçlusunun tanımı yapılmış olup, aynı kanun m.3' te ise "terör suçları" tek tek saymak suretiyle belirlenmiş ve yine 3713 sayılı kanunu m. 4' te suç işlemek üzere kurulmuş "bir terör örgütünün" faaliyeti çerçevesinde işlendiği takdirde, terör suçu sayılacak suçlar tek tek sayılmıştır. 6415 Sayılı Terörün Finansmanının Önlenmesi Hakkındaki Kanununun tamamı veya m. 4/1' de tanımlanan suç ise, 3713 Sayılı Kanunun 3 ve 4 üncü maddeleri kapsamında sayılan suçlar arasında yer almamaktadır. 3713 sayılı Kanunun m.2' ye göre, bir kişinin terör suçlusu olarak kabul edilmesi için örgüt mensubu olması veya örgüt mensubu olmasa dahi örgüt adına suç işlemesi zorunlu unsurdur. Bu itibarla; 3713 sayılı kanunda düzenlenmiş olan tüm suçları terör suçu, faillerini de terör suçlusu olarak öngören genel bir amaç veya kapsam maddesinin bulunmaması, terör suçlusunun tanımlanmak, terör suçlarının ve terör amacıyla işlenecek suçların ise sayılmak suretiyle sınırlı olarak belirlenmiş olması karşısında 3713 Sayılı Kanunda terör suçu başlıklı m. 3 ve terör suçları ile birlikte işlenebilen m. 4 ile bu kanunun herhangi bir yerinde düzenlenmeyen 6415 Sayılı Yasaya Muhalefet Suçu "Terör Suçu" olarak kabul edilemeyeceği açıktır.
Bu halde; 6415 Sayılı Yasa hükümlüsünün Açık Ceza İnfaz Kurumlarına Ayrılma Yönetmeliğinin 6/2-ç maddesi kapsamında yer almadığı, hükümlü hakkında düzenlenen müddetnamede koşullu salıverilme oranının 3/4 olarak belirlenmesinin 6415 Sayılı Yasanın 4/7. Maddesi ".. 3713 sayılı Kanunun soruşturmaya, kovuşturmaya ve infaza ilişkin hükümleri, bu suç bakımından da uygulanır." yollaması ile 3713 sayılı kanunun Koşullu Saliverilme başlıklı m. 17/1' in bir neticesi olup, hükümlünün terör suçlusu olduğu sonucu doğurmadığı, zira yukarıda da ayrıntılı olarak açıkladığımız üzere terör suçu ve terör amacı ile işlenen suçlar 3713 Sayılı Yasanın 3 ve 4. Maddesinde sayma şeklinde teker teker sayıldığı ve hükümlünün mahkumiyet kararının bu tek tek sayılan suçlar arasında olmadığı, 5275 sayılı kanunun m. 9/2 uyarınca cezasının yüksek güvenlikli bölümde çekecek niteliği taşımadığı da anlaşılmaktadır. Ayrıca infazı yapılan suça benzer "Terör Örgütü Propagandası Suçu" kapsamında iş bu yazıda belirttiğimiz hususları değerlendiren Yargıtay 1.Ceza Dairesinin 13/05/2019 tarih, 2018/4760 Esas ve 2019/2705 Karar sayılı Kanun Yararına Bozma sonucu verilen kararı da aynı doğrultudadır. Kaldı ki 6415 Sayılı yasasının mahkumiyet hükmü 3713 Sayılı yasanın 3 ve 4. Maddesinde yer almadığı gibi propaganda suçundan ayrık olarak 3713 Sayılı Yasa kapsamında da düzenlenmediği açıktır.
Nitekim Anayasa Mahkemesi' nin 2019/35226 Başvuru Numaralı ve 23.10.2024 Tarihli Kararında "Örgüte yardım suçundan infazı devam etmekte olan başvurucunun, hakkında bir mahkûmiyet hükmü bulunmayan örgüt üyesi olma suçundan masumiyet karinesinden yararlandığı hususunda tartışma bulunmamaktadır. Başvurucu, Ceza İnfaz Kurumu idaresi tarafından alınan kararda kullanılan "mensubu olduğu örgütten ayrılmadığı" yönündeki ifadelerin örgüt üyeliğe ilişkin olarak başvurucunun masumiyetine gölge düşürdüğü değerlendirilmiştir. Bu karara karşı yapılan şikâyet ve itirazlarda ise gerek İnfaz Hâkimliği gerekse de Ağır Ceza Mahkemesi, salt örgüte yardım etme suçunun cezasına ilişkin kanun koyucunun 5237 sayılı Kanun'un 220. maddesinin (7) numarası fıkrasına yaptığı atıftan hareketle başvurucunun örgüt üyesi olarak mahkûm edildiği gibi bir sonuca varan değerlendirmelerde bulunmuştur. Dolayısıyla İnfaz Hâkimliği ve Ağır Ceza Mahkemesi,
idarenin kararında geçen ve başvurucunun masumiyetine gölge düşüren ifadeleri düzeltmedikleri gibi idarenin kararının teyit eder tarzda değerlendirmelerde bulunmuştur." Örgüt üyesi haricinde kimsenin infazında örgüt üyesi için öngörülen kıstasların uygulanmayacağı aksi durumda masumiyet karinesini ihlali olacağı vurgulanmıştır.
Özetle; 6415 sayılı kanun kapsamında infazı yapılan hükümlerde Açık Ceza İnfaz Kurumuna Ayrılma ve Denetimli Serbestlik Hükümleri "Terör Suçları" için aranan kıstaslara göre değil "Adli Suçlara" ilişkin mevzuat hükümlerinin değerlendirilmesi gerektiği yasal zorunluluktur.
B) 6415 Sayılı Kanunun Kapsamında Hükmedilen Cezaların İnfazında Hükümlülerin;
5275 Sayılı Yasanın Geçici m. 6/2 ve m. 10/6 Fıkralarında Düzenlenen Açık Ceza İnfaz Kurumuna Ayrılma ve Denetimli Serbestlik Hükümlerinden Yararlanmaları Gerekmektedir.
5275 Sayılı Kanunun Geçici Madde 6/2 – (Ek: 15/8/2016-KHK-671/32 md.; Değiştirilerek kabul: 9/11/2016-6757/28 md.) (Değişik:14/4/2020-7242/52 md.) "..... 30/3/2020 tarihine kadar işlenen suçlar bakımından, Türk Ceza Kanununun kasten öldürme suçları (madde 81, 82 ve 83), cinsel dokunulmazlığa karşı işlenen suçlar (madde 102, 103, 104 ve 105), özel hayata ve hayatın gizli alanına karşı suçlar (madde 132, 133, 134, 135, 136, 137 ve 138) ve İkinci Kitap Dördüncü Kısım Dördüncü, Beşinci, Altıncı ve Yedinci Bölümünde tanımlanan suçlar ile Terörle Mücadele Kanunu kapsamına giren suçlar hariç olmak üzere;
Sıfır-altı yaş grubu çocuğu bulunan kadın hükümlüler ile yetmiş yaşını bitirmiş hükümlüler hakkında 105/A maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan “iki yıl”lık süre, “dört yıl” olarak uygulanır...."
2. 5275 Sayılı İnfaz Kanunu Geçici 10/6 Fıkrası: "Türk Ceza Kanununun kasten öldürme suçları (82 nci maddenin birinci fıkrasının (d), (e) ve (f) bentleri), deprem nedeniyle bina veya diğer yapıların yıkılması, çökmesi ya da hasar alması sonucu meydana gelen öldürme suçları, cinsel dokunulmazlığa karşı işlenen suçlar (102 nci ve 103 üncü maddeler ile 104 üncü maddenin ikinci ve üçüncü fıkraları), İkinci Kitap Dördüncü Kısım Dördüncü, Beşinci, Altıncı ve Yedinci Bölümünde tanımlanan suçlar, Terörle Mücadele Kanunu kapsamına giren suçlar ve örgüt faaliyeti kapsamında işlenen suçlar hariç olmak üzere, 31/7/2023 tarihi ve öncesinde işlenmiş suçlar nedeniyle kapalı ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlülerden, toplam hapis cezası on yıldan az ise bir ayını, on yıl ve daha fazla ise üç ayını bu kurumlarda geçirip ilgili mevzuat uyarınca açık ceza infaz kurumlarına ayrılmasına üç yıl veya daha az süre kalanlar, bu şartların oluştuğu tarih itibarıyla açık ceza infaz kurumlarına ayrılabilir. Bu hükümlüler ile 31/7/2023 tarihi ve öncesinde işlenmiş suçlar nedeniyle açık ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlüler, talepleri hâlinde en az üç ay açık ceza infaz kurumunda kalmış olmak şartıyla ilgili mevzuat uyarınca cezaların denetimli serbestlik tedbiri altında infazı uygulamasından üç yıl erken yararlandırılır."
Değinilen Mevzuat Hükümleri İncelendiğinde: 3713 sayılı yasada " Terör Suçları " m.3 ve 4' te tek tek Sayılmıştır. Bununla birlikte infazı yapılan mahkumiyet hükmü 3713 Sayılı Yasa kapsamında düzenlenmediği için 5275 sayılı kanunun Geçici m. 6/2, 10/6 fıkralarında sayılan istisnalar kapsamında değildir. 6415 Sayılı Yasanın m. 4/7' de infaz şartlarının 3713 sayılı yasanın Koşullu Saliverilme başlıklı m. 17' de belirtilen kıstaslara göre çektireceği düzenlenmiştir. Hal böyle olunca 6415 Sayılı Yasanın m. 4/7 yollaması ile 3713 sayılı yasanın m. 17/1 uyarınca infazı yapılan mahkumiyet hükmünün sadece koşullu salıverme oranı 3/4 yani "Terör Suçuna" göre yapılacağı anlaşılmaktadır. Açık Ceza İnfaz Kurumuna Ayrılma ile Denetimli Serbestlikten yararlanma şartları " Adli Suçlara" ilişkin hükümler uygulanmalıdır. Tekrarla belirtmek gerekirse zikredilen geçici kanunlarda 3713 Sayılı Terörle Mücadele Kanununda düzenlenen suçlar istisna tutulduğundan 6415 sayılı kanunda tanımlanan suçun istisna kapsamında olmadığını belirtebiliriz. Ayrıca " Örgüt Faaliyeti Kapsamında İşlenen Suçlarda" failin örgütlü suçtan mahkum olması ve beraberinde örgüt faaliyeti kapsamında başkaca suçları da işlemesi gerekmektedir. Bu nedenle 6415 sayılı yasa kapsamında işlenen suçlar müstakil suç olup örgüt faaliyeti çerçevesinde işlendiği kabul edilemez. Belirttiğimiz hususlara dair aksi yönde yorumlar veya uygulamalar " Suç ve Cezada kanunilik" ceza hukukunda "Aleyhe Yorum Yasağını" ilkelerini ihlal edecektir.
Sonuç Olarak: 6415 Sayılı Yasa kapsamın mahkumiyet hükmünün infazında koşullu salıverilme oranı 3/4 olacağı, açık ceza infaz kurumuna ayrılma ile denetimli serbestlik bağlamında ise adi suçlara ilişkin hükümleri uygulanacağı hal böyle olunca; suç tarihi 31.03.2020 tarihinden önce olan hükümlerin infazında 5275 sayılı infaz kanunu Geçici 6/2 ve 10/6 maddeleri gereği 3+3 =6 Yıl ve 31.03.2020-31.07.2023 tarihleri arasında ise geçici 10/6 maddesi gereği 3+1=4 yıllık denetimli serbestlik süresinin uygulanması gerekmektedir.
ÖZGÜRLÜK İÇİN HUKUKÇULAR DERNEĞİ
Bilgi Notumuzun PDF'ine aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz.